Galatasaray'ın milli oyuncusu Yunus Akgün, şampiyonluk yarışı ve kariyer planlarıyla ilgili dikkat çekici açıklamalar yaptı.
Anadolu Ajansının Türkiye'nin Ödeme Yöntemi TROY'un katkılarıyla hayata geçirdiği "2026 Dünya Kupası Yolunda Milli Gururlar" projesinin beşinci konuğu Yunus Akgün, AA'ya özel açıklamalarda bulundu.
"Dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz"

Yunus Akgün, Okan Buruk yönetiminde Süper Lig’de şampiyonluğa ulaşacaklarını belirterek, Buruk hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Okan Hoca'nın diyalogları gerçekten çok önemli. Takımda çok önemli, büyük oyuncular var. Bu isimleri yönetmek gerçekten kolay değil, Okan Hoca bunu çok iyi yapıyor. Oyuncularla iletişimi çok iyi. Bir ağabey gibi her zaman konuşuyor. Bize karşı çok ilgili. Biz de gösterdiği her şeyi elimizden geldiğince sahada yapmaya çalışıyoruz. Hocamızla beraber kırılmadık rekor bırakmadık diyebilirim. Şimdi dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz. İnşallah Allah'ın izniyle bu sene de onu başaracağız. Çok güzel ortamımız var, bunu hocamız sağladı. Taraftarlarımız, yönetimimiz, oyuncu arkadaşlarım... Gerçekten çok güzel bir aile ortamı var burada. Herkes her gün mutlu geliyor, bu sahaya yansıyor, bu da bizi başarıya götürüyor."
Üst üste 4. şampiyonluğa ulaşacaklarına emin olduklarının altını çizen Yunus, "Bu kaliteye ve güce sahibiz. Çok güzel gidiyoruz. Hem ligde hem Şampiyonlar Ligi'nde güzel bir süreç. Hedeflerimiz yüksek. Takım olarak da konuşuyoruz, çok güçlü bir kadroyuz. Şampiyonlar Ligi’nde de taraftarlarımızın, camiamızın beklentisini biliyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz. Galatasaray olarak inşallah hedeflerimize ulaşırız. Dördüncü şampiyonluğumuza yürüyoruz. İnşallah bu rekoru da kırarız 4 sene üst üste. 26. şampiyonluğumuzu da kazanmak istiyoruz. Bunu başarabilecek güçteyiz. İnşallah bu sene de şampiyon olacağız." ifadelerini kullandı.
"Avrupa'da hedeflerimiz yüksek, kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz"
Şampiyonlar Ligi son 16 turu ilk maçında İstanbul’da Liverpool’u 1-0 mağlup eden ve çarşamba günü deplasmanda sahaya çıkacak Galatasaray’ın Devler Ligi’ndeki hedeflerinden de bahseden sarı-kırmızılı futbolcu, "Avrupa'da yolumuza devam ediyoruz. Yine bir İngiliz ekibi. Kazanmak istiyoruz. Kazandık daha önceden. Hedeflerimiz yüksek, kazanıp yolumuza devam etmek istiyoruz." dedi.
"En büyük gücümüz pres"

Yunus, Galatasaray’ın ön alan baskısıyla bu sezon çok gol bulduğunun hatırlatılması üzerine şu görüşleri paylaştı:
"Bu hocamızın geldiğinden beri istediği bir şey. Çünkü biz Galatasarayız, bunu sahada herkese gösteriyoruz. Bizim en büyük gücümüz pres. Rakip kim olursa olsun kendi oyunumuzdan hiçbir zaman kopmuyoruz. Asla geriye çekilelim demiyoruz, her maçı kazanmak için çıkıyoruz ve bunu da sahada gösteriyoruz. Bu şekilde çok maç kazandık, bu bizim özel gücümüz diyebilirim."
"En çok beğendiğim Lionel Messi. Bence dünyanın en iyi futbolcusu, tartışmasız"
Bu sezon farklı mevkilerde oynayan Yunus Akgün, "Sol açık, sağ açık, forvet arkası her yerde oynayabiliyorum ama son zamanlarda 10 numarada daha fazla forma giyiyorum. Gol ve asist katkılarımı 10 numara mevkisinde yaptım. Öyle ekstra rahat hissettiğim ekstra bir yer yok ama üç yerde de oynayabiliyorum. Sağ açık ve forvet arkasında daha rahat hissediyorum diyebilirim. Mevkimde beğendiğim oyuncular var tama benim en çok beğendiğim Lionel Messi. Bence dünyanın en iyi futbolcusu, tartışmasız. Griezmann var, kendi oyun tarzıma benzettiğim." değerlendirmesinde bulundu.
"Icardi ve Osimhen ile beraber oynadığım için kendimi şanslı hissediyorum"

Sarı-kırmızılı futbolcu, "Mauro Icardi ve Victor Osimhen gibi dünya çapında forvetlerle oynuyorsun. Böyle iki önemli isimle oynamak nasıl? Avantajları neler?" sorusuna şu cevabı verdi:
"Gerçekten ikisi de çok büyük futbolcu, çok büyük golcü ve çok da önemli karakterler. Galatasaray tarihinde çok önemli yere sahipler. Icardi ve Osimhen ile beraber oynadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Gerçekten özel karakterler. Onlarla beraber şampiyonluklar yaşamak, şampiyonluğa yürümek, benim için çok gurur verici. Takıma çok katkı sağlıyorlar, saha içi ve saha dışı herkesle her zaman iletişim kuruyorlar, bize çok katkı sağlıyorlar. Onlarla oynadığım için çok mutluyum."
"Torreira bazen bize kene gibi yapışıyor”
Yunus Akgün, karşısında en zorlandığı rakiplerin sorulması üzerine ise şu ifadeleri kullandı:
"Şampiyonlar Ligi'ndeki büyük takımlar gerçekten zordu. Liverpool, Juventus, Tottenham maçı. Ama antrenmandan da isimler verebilirim. Antrenmanda Torreira bazen bize kene gibi yapışıyor, peşimden koşuyor, hiç bırakmıyor onu söyleyebilirim. Lemina var, Lemina çok kuvvetli. Juventus’ta da Thuram vardı, o da fizikliydi, kuvvetliydi."
"Milli takımda ilk maçımı ve ilk golümü hiç unutamadım"

Yunus, unutamadığı maçlar hakkında ise "Avrupa kupalarında kesinlikle Tottenham maçı diyebilirim. Galatasaray tarihinde inanılmaz bir performanstı. Çok farklı bir galibiyet olabilirdi, 3-2 bitti ama gerçekten muazzam bir performans vardı sahada. Liverpool maçı diyebilirim, 1-0 kazandık. Mükemmel mücadele ettik. Büyük takımları yenmeyi başardık. Bir de ilk Juventus maçı, Gerçekten Galatasaray tarihinde çok önemli bir yere sahip. Muazzam bir performans sergiledik. Juventus takımına 5 tane gol atmak gerçekten hiç kolay değil. Bunu başardığımız için mutluyuz. Milli takımda ise ilk maçımı ve ilk golümü hiç unutamadım. Maçtan sonra defalarca o golü izledim. İlk golümdü, bunun hayalini çok kuruyordum. Çok güzel duygular yaşadım, takım arkadaşlarımla paylaştım. Benim için çok güzel bir gündü. Bu hayalimi gerçekleştirdiğim için çok gururluyum." dedi.
"En üzüldüğüm maç AZ Alkmaar maçı"
Yunus Akgün, kariyerinde en üzüldüğü maçları ise şöyle sıraladı:
"Milli takımda Hollanda maçı. Gerçekten en üzüldüğüm maç. Galatasaray'da ise AZ Alkmaar maçı diyebilirim, Geçen sene Avrupa Kupası'nı alacağımızı düşünüyordum. Çok inanıyorduk, çok güzel maçlar geçirmiştik. Tottenham maçından sonra çok ümitlenmiştik. Çünkü mükemmel performans vermiştik. Hayal kırıklığına uğramıştım. Sakatlarımız, cezalılarımız vardı ama çok büyük hayal kırıklığına uğramıştık."
"Ben zaten Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum"

Yunus, kariyer planları hakkında ise şu sözleri kullandı:
"Şu anda olduğum konumdan çok memnunum. Her gencin, her oyuncunun hayali Avrupa'da oynamak ama ben zaten Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birinde oynuyorum. Galatasaray'da çocukluğumdan beri hayalini kurduğum A takım formasını giyiyorum, Şampiyonlar Ligi'nde oynuyorum, şampiyonluklar kazanıyorum. Şu anda kariyer açısından ileri dönük bir şey düşünmüyorum. Sadece Galatasaray'ın başarısını düşünüyorum, şampiyonluklar kazanmak istiyorum. İleride ne olur bilemem. Galatasaray'ın menfaatine bir şeyler olursa oturur, konuşur, bunu değerlendiririz ama şu anda Galatasaray için çalışmaya devam ediyorum."
Yunus Akgün, Avrupa’da beğendiği liglerle ilgili "Premier Ligi ve LaLiga'yı beğeniyorum. Benim oyunuma uygun LaLiga diyebilirim. Premier Lig fiziksel olarak biraz daha zor. Teknik kapasite açısından LaLiga'yı daha çok beğeniyorum diyebilirim." dedi.
"Taraftarımızla beraber çok daha güçlüyüz"
Galatasaray taraftarının her zaman kendisine destek olduğunu vurgulayan 25 yaşındaki oyuncu, "Onlarla beraber çok daha güçlüyüz. Her maç bunu çok fazla hissediyoruz. Benim için de çok ayrı bir yere sahip. Galatasaray Akademisi'nden çıktım. Her zaman bana çok büyük destek oluyorlar. Bu beni çok motive ediyor. Bizim en büyük destekçimiz, en büyük gücümüz taraftarlarımız. Onlara buradan çok teşekkür ediyorum. Her zaman bize, bana destek olmaya devam etsinler. Onların yüzünü hiçbir zaman kızartmayacağız. Onları mutlu etmek, gururlandırmak için her zaman sahada elimizden geleni yapacağız." şeklinde konuştu.
Yunus, "Geriye dönüp baktığın zaman iyi ki pes etmemişim dediğin dönemler oldu mu?" sorusunu "Gençlikte her oyuncu zor günler yaşıyor. Benim de yaşadığım gibi. Çok zor günler yaşadım. Galatasaray A takımında oynamayı çok istiyordum. O formayı giymenin hayalini kuruyordum. Kiralık gittim, geri döndüm, bir daha kiralık gittim. Bu süreçte hep Galatasaray'da oynamayı istiyordum ve hayal ediyordum. Bunun için gittiğim yerlerde de döndüğümde de hep çok çalışıyordum ve sonunda bunu başardım. Gençlere buradan bir şey söylemek gerekirse çalışmayı bırakmasınlar, her zaman hayallerinin peşinden gitsinler, hayaller kursunlar, başardığında insan çok mutlu oluyor ve kendisiyle gurur duyuyor." diye yanıtladı.
Yunus isminin hikayesi

"Sultan Murat Mahallesi'nde doğdum, büyüdüm. Her şeye orada başladım." diyen Yunus, adının veriliş hikayesini "Babam mahalle takımında oynarken hareketliymiş, hızlıymış, ona bir lakap takmışlar, Yunus balığı gibi diye... Ondan sonra da babam bana Yunus ismini koymak istemiş. Mahallede de babamın lakabı Yunusmuş, bazen Yunus diye çağırıyorlarmış. Bu nedenle babam bana Yunus adını koymak istemiş." şeklinde anlattı.
Sultan Murat Mahallesi ile bağlarını hiç koparmadığını aktaran sarı-kırmızılı futbolcu, "Herkesin beni gördüğünde gurur duyması, güzel sözler söylemesi gurur verici. Çünkü mahallemden tek bir futbolcu çıkıyor, o da benim. Çok destek oluyorlar, elimden geldiğince mahalleye gitmeye çalışıyorum. Orada çok güzel insanlar tanıdım, çok güzel insanlar biriktirdim. Arkadaşlarım, dostlarım, akrabalarım her zaman iç içeyiz. Onları gururlandırdığım için çok mutluyum. Sultan Murat Mahallesi'nden bir futbolcu çıktı. Bunun için çok mutluyum. Benim bugünlere gelmemi sağlayan hayat okulum diyebilirim." ifadelerini kullandı.
Yunus, futbola başlama serüveniyle ilgili şu sözleri kullandı:
"Kosova Güçspor diye bir mahalle takımımız vardı. Ben balkondayken 5-10 kişi seçme var diye antrenmana gidiyormuş, Ben de ‘Nereye gidiyorsunuz?’ demiştim, onlar da ‘Kosova diye bir takım var, oraya antrenmana, seçmeler varmış’ dediler. Anne ve babama ‘Ben de gitmek istiyorum’ dedim. Öyle gittim ve aralarından sadece beni aldılar. Rahmetli Adem Yeşil hocam vardı, emeği çok büyüktür. O beni gördü ve akşamında ailemi aradı. ‘Yunus'u çok beğendim, Galatasaray seçmeleri var, oraya götürmek istiyorum’ dedi. Annemle babam o zamanlar çekiniyordu, güvenememiştik açıkçası ama Adem hocayla tanıştıktan sonra beni Galatasaray seçmelerine götürdüler ve süreç başladı. Seçmeler çok heyecanlıydı, inanamıyordum, her şey bir anda gelişti. Rahmetli Ahmet Kesin Kılıç ve Kerem Yavaş hocalarım vardı. Arkadaşlarıma, akrabalarıma, herkese bu durumu anlatıyordum. Çok güzel senelerim geçti. Rahmetli Ahmet Keskin Kılıç'ın emeği bizde çok büyüktür. Allah rahmet eylesin. Onu da buradan analım. Her şey benim için güzel oldu."
“Arda Ağabey benim için büyük bir örnek”
Sarı-kırmızılı futbolcu, "Altyapıda, A Takımda gördüğün hangi oyuncular gibi olmak istiyordun?" sorusuna, "Akademiden çıkıp A takımda oynayan ağabeylerimiz vardı. Semih ve Arda ağabey (Arda Turan). Antrenmana giderken onları görürdük, konuşurduk. Arda ağabey benim için büyük bir örnek, onun gibi olmayı çok isterdim. O süreçte Semih ağabey bana çok yardımcı olmuştu. Belki fotoğraflarımız bile çıkmıştır, yemeğe gitmiştik. Güzel günlerdi. Heyecanlanıyorduk, onlarla birlikteyken çok mutlu oluyorduk. Bizle çok ilgileniyorlardı, ben de onlardan gördüğüm şeyleri şimdi akademideki oyunculara yansıtmaya, yardımcı olmaya çalışıyorum. Küçükken bugünlere gelip gelemeyeceğimizi bilemiyorduk. Ne zaman ilk profesyonel imzamı attım o zaman hayalini kurmaya başladım. Her şey de istediğim gibi gitti, şampiyonluklar, kupalar kazandım. Şu an olduğum yerden çok mutluyum, gururluyum. İnşallah uzun yıllar böyle devam ederim." yanıtını verdi.
"Galatasaray'dan ilk ayrıldığım zaman kolay değildi. Duygusaldım. Zorlanmıştım açıkçası." ifadelerini kullanan Yunus sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama Adana Demirspor bana çok şey kattı. Orada şampiyonluklar yaşadım. Süper Lig'de iyi bir serüven geçirdim. 26 yıllık bir şampiyonluk hasreti vardı. Hocamız ve başkanımız Murat Sancak bana çok destek oldu. Onun ve Montella hocamızın bende desteği çok büyük. Orası bana çok şey kattı. Balotelli, Vargas, Belhanda, Stamboli, Gökhan İnler, gerçekten çok kaliteli bir kadroyduk. Avrupa'yı zorluyorduk ama son maçlarda istediğimiz sonuçları alamamıştık ama benim için çok güzel bir seneydi. Ardından Leicester City var, Leicester City fiziksel ve taktiksel olarak çok şey kattı. Orada da şampiyonluk yaşadım. Sonrasında Galatasaray'a döndüm. Her genç oyuncunun Avrupa hayali var. Ben de bunu Leicester ile denemek istedim. Bir yıl kaldım ama iyi ki Galatasaray’a döndüm. Enzo Maresca Hoca ile çalıştım, gerçekten o çok iyi bir hoca. Taktiksel ve fiziksel olarak bana çok şey kattı. Şampiyonluk yaşadım. Benim için çok iyi bir tecrübe oldu."
Yunus, A Milli Takım Teknik Direktörü Montella ile Adana Demirspor’da da birlikte çalışmaları hakkında ise "Montella hoca Adana Demirspor'da benimle çok ilgilendi, hep iletişim halindeydi. Oyunculara çok iyi özgüven aşılıyor. Bunu milli takımda da Adana Demirspor'da da ben özel olarak yaşadım. Çok güzel şeyler söylüyordu, bir maçta 2 gol atmıştım ve bana ‘Sakın asla şımarma ve 2 gol attıysan 3 gol iste, 4 gol iste’ diye söylemlerde bulunuyordu. Yeri bende çok ayrıdır, bana çok şey kattı. Çok da güzel günler yaşadık." ifadelerini kullandı.
Gollerinden sonra Montella’nın futbolculuk dönemindeki gol sevinçlerini yapması hakkında ise Yunus, “Karagümrük maçıydı. Çok güzel iletişimimiz vardı ve çok seviyordum. Ona bir hediye vermek istemiştim. Maçlardan önce de videolarını izlemiştim, çok güzel golleri vardı ve gollerinden sonra uçak hareketini yapıyordu. ‘Gol atarsam bugün sana armağan etmek istiyorum’ dedim, öyle oldu. Yani yakıştırdılar da devam etti. Milli takımda da yapıyorum. Hocayla biraz stiller benziyor. Hoca da 9 numara boyu kısa, kıvrak falan. Biraz benziyor stilimiz." diye konuştu.
Galatasaray formasıyla sahaya çıktığı anı hiçbir zaman unutamadığını anlatan Yunus, "O günü unutmak mümkün değil. Çocukluğumdan beri hayalini kurduğum anı yaşadım. İlk haber geldiğinde direkt annemi babamı aradım. Çok heyecanlanmıştım. Çok mutluydum, çok gurur duydum kendimle. İstiklal Marşı'nı okurken tüylerim diken diken olmuştu, hala da oluyor. Sahaya her çıktığımda heyecanım devam ediyor. Çocukluğumdan beri oynamak istediğim tek bir stadyumda vardı. O da Galatasaray stadyumuydu. Onun dışında oynamak istediğim başka bir stadyum yok." açıklamasında bulundu.
"Dışarıya çıkmayı çok sevmiyorum"
Futboldan kalan zamanlarını ailesiyle geçirdiğini aktaran 25 yaşındaki futbolcu, "Ailemle, arkadaşlarımla, dostlarımla, nişanlımla genelde vaktim böyle geçiyor. Bazen evde bilgisayarda oyun oynuyorum, maç izliyorum. Dışarıya çıkmayı çok sevmiyorum. Sadece ailemle, dostlarımla yemek yemeyi, kahve içmeyi seviyorum." dedi.
Ailesinden de bahseden Yunus Akgün, “Annem ev hanımı, babam fabrikada işçiydi, şu anda çalışmıyor benimle ilgileniyor. 2008 doğumlu bir kardeşim. O da benim eski takımım, Kosova Güç Spor'da oynuyor. Kaptan hatta ama 8 takım var, 6'ncılar. Öyle de bir durum var. Böyle bir aileyiz, küçük bir aileyiz, 4 kişiyiz. Annem Kastamonulu, babam göçmen, Arnavut kökenliyiz ama İstanbul doğma büyüme." sözlerini kullandı.
Yunus, “Kardeşin maçlarından sonra performansınla ilgili yorum yapıyor mu?" sorusuna, "Kardeşimin adı Emre, o da sağ açık ve sol açık da oynuyor. Bazen bana ‘Niye şut atmıyorsun’ diyor, ben de ona ‘Sen niye koşmuyorsun, niye kilo vermiyorsun’ diyorum. Birbirimize sallıyoruz öyle." yanıtını verdi.
"Nişanlımın adı Tuğçe. 13-14 yaşından beri tanışıyoruz"
Nişanlı olan Yunus Akgün, "Nişanlımın adı Tuğçe. 13-14 yaşından beri tanışıyoruz. İyi ve kötü günümde her zaman benim yanımdaydı. Bana her zaman çok büyük destek oldu. Gerçekten onu tanıdığım için, onunla beraber hayatımı sürdürdüğüm için çok mutluyum." diyerek sözlerini tamamladı.
Yorumlar (0)
Fikrini Paylaşmak İster Misin?
Yorum yapmak ve diğer spor severlerle tartışmaya katılmak için hemen giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!