Bir diğer önemli faktör ise tabi ki kaybolan takım ritmi ve kimyası.
Her zaman belirttiğim üzere, puan sıralamasında nerede olursanız olun takımınız ivmesini ve özgüvenini kaybettiği durumlarda tüm sezonun emekleri boşa gidebilmekte. Bu Avrupa basketbolunun aynı zamanda en acımasız yönü desek abartmış olmayız. Gelgitli oyunlara ve skorlara, derin iniş çıkışlara Avrupa basketbolunda neredeyse hiç tolerans yok.
Peki tüm bunların ardından temsilcimizin reaksiyonu ne oldu?
Son 6 haftada üstüste alınan 5 yenilginin üzerine tabi ki de bu büyük camia koç Jasikevicius a destek açıklamaları yaptı ve çıkan tüm çatlak sesler takımda susturuldu. Özellikle de huzursuz olduğu bilinen takımdan sezon ortasında gönderilerek temsilcimiz hem takıma hem de taraftara önemli bir mesaj vermiş oldu.
Unutmamak gerekir ki, Fenerbahçe Beko sadece basketbolda değil, birçok branşta Avrupa'nın en büyük spor klüplerinden birisi durumunda. Bu takımın yaşadığı ilk kriz değil ve kesinlikle açılabilir bir durum.
Geçtiğimiz sezon ayında muazzam bir mayıs ayı izlediğimizi de düşünecek olursak, temsilcimiz için yükseliş kesinlikle mümkün.
Tıpkı sezonun büyük kısmında olduğu gibi Baldwin - Tarık - Melli ekseninde takım mücadelesine devam ederse temsilcimizin şampiyonluğun en büyük adaylarından olduğunu söyleyebiliriz. Henüz Avrupa şampiyonası nda bol kupalı bir sezonun sinyallerini veren Türk basketbolu, umarız ki Fenerbahçe Beko için bir "back to back" sezonu olur ve bol şampiyonlu bir Avrupa serüveni izlemiş oluruz.
Basketbol
Çanlar Fenerbahçe Beko için çalıyor
Avrupa'nın en büyük kupasında temsilcimiz Fenerbahçe Beko'nun son durumunu analiz etmeden önce şunu belirtmek gerekir ki, Türk basketbolu Avrupa'da eşi benzeri görüşmemiş bir dominans yaratıyor. Akın Taş kaleme aldı...
Avrupa'nın en büyük kupasında temsilcimizin son durumunu analiz etmeden önce şunu belirtmek gerekir ki, Türk basketbolu Avrupa'da eşi benzeri görüşmemiş bir dominans yaratıyor.
Bu sezon için de Türk basketbol tarihi adına benzersiz bir yıl tanımını yaparsak abartmış olmayız.
2000'li yılların kupasız geçildiği, yarı finallerin evlerde izlediği zamanlardan, her kupada finallerin hatta yarı finallerin temsilcimizle kapatıldığı sezonlara gelen Türk basketbolu, mükemmele yakın başarılar elde etmekte...
Kadınlar Euroleague'de iki Türk takımı Fenerbahçe ve Galatasaray bu sene finale kaldılar ki bunu yıllar önce tekrar yaşamıştık.
2 İspanyol takımını ezen temsilcilerimiz kupayı bir finaline çevirerek muazzam bir başarı elde ettiler.
Aynı şekilde Mersin Büyükşehir Belediye Spor Kulübü basketbolda Avrupa'nın iki numaralı kupasını alarak sezonun ilk Avrupa kupasını ülkemize getirmiş oldu. Erkekler Eurocup'ta 3 Türk takımının yarı final gördüğü tarihi sezonda Beşiktaş GAİN finale sezonun favorisi olarak çıkmaya hazırlanıyor.
Galatasaray basketbol takımının da Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final gördüğünü eklersek, neredeyse her yerde yüksek irtifada kaldık diyebiliriz Avrupa cephesinde.
Yazarken yorulduğumuz bu inanılmaz sezonki başarı silsilesi , son şampiyon olarak geldiğimiz erkekler Euroleague'e ne kadar sirayet edecek?
İşte bu soru sadece bizim değil tüm Avrupa'nın zihnini kurcalamaya çoktan başladı diyebiliriz.
Ocak ve şubat aylarında tabiri caizse önüne geleni acımasızca deviren ve 19-1'lik insan üstü bir seri yakalayan temsilcimiz Fenerbahçe Beko, bu andan itibaren tam herşey yolunda dediğimiz anda malesef inanılmaz bir ritim kaybı yaşadı. Özellikle ilk 4 mücadelesi verdiğimiz rakiplere karşı evinde maç veren temsilcimiz ilk dördün içine kendini, Hapoel Tel Aviv 'in kaybetmesi ile ancak atabildi.
Bu bariz düşüşün temel sebeplerini açıklayacak olursak;
Sakatlıkları kesinlikle ve kesinlikle ilk sıraya yazmamız kaçınılmaz olacaktır. Son 3 sezondur temsilcimizin oyunu domine ettiği 4 numara pozisyonunda 2 önemli silah olan Tarık Biberovic ve Nicolo Melli 'yi kaybeden temsilcimiz, bu iki ismin yerini son 2 ayda malesef ki dolduramadı. Özellikle de, Melli konusunda ciddi bir ritim kaybı yaşayan temsilcimiz, önemli anlarda ve savunma kısmında çok zorlandı ve hiç tahmin edilemeyecek üstüste yenilgilerle karşılaştı. En son Asvel maçına kadar, Melli' nin takımda olmadığını da düşünürsek takımın bundan sonraki süreçte Melli katkısının çok daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Bir diğer önemli faktör ise tabi ki kaybolan takım ritmi ve kimyası.
Her zaman belirttiğim üzere, puan sıralamasında nerede olursanız olun takımınız ivmesini ve özgüvenini kaybettiği durumlarda tüm sezonun emekleri boşa gidebilmekte. Bu Avrupa basketbolunun aynı zamanda en acımasız yönü desek abartmış olmayız. Gelgitli oyunlara ve skorlara, derin iniş çıkışlara Avrupa basketbolunda neredeyse hiç tolerans yok.
Peki tüm bunların ardından temsilcimizin reaksiyonu ne oldu?
Son 6 haftada üstüste alınan 5 yenilginin üzerine tabi ki de bu büyük camia koç Jasikevicius a destek açıklamaları yaptı ve çıkan tüm çatlak sesler takımda susturuldu. Özellikle de huzursuz olduğu bilinen takımdan sezon ortasında gönderilerek temsilcimiz hem takıma hem de taraftara önemli bir mesaj vermiş oldu.
Unutmamak gerekir ki, Fenerbahçe Beko sadece basketbolda değil, birçok branşta Avrupa'nın en büyük spor klüplerinden birisi durumunda. Bu takımın yaşadığı ilk kriz değil ve kesinlikle açılabilir bir durum.
Geçtiğimiz sezon ayında muazzam bir mayıs ayı izlediğimizi de düşünecek olursak, temsilcimiz için yükseliş kesinlikle mümkün.
Tıpkı sezonun büyük kısmında olduğu gibi Baldwin - Tarık - Melli ekseninde takım mücadelesine devam ederse temsilcimizin şampiyonluğun en büyük adaylarından olduğunu söyleyebiliriz. Henüz Avrupa şampiyonası nda bol kupalı bir sezonun sinyallerini veren Türk basketbolu, umarız ki Fenerbahçe Beko için bir "back to back" sezonu olur ve bol şampiyonlu bir Avrupa serüveni izlemiş oluruz.
Bir diğer önemli faktör ise tabi ki kaybolan takım ritmi ve kimyası.
Her zaman belirttiğim üzere, puan sıralamasında nerede olursanız olun takımınız ivmesini ve özgüvenini kaybettiği durumlarda tüm sezonun emekleri boşa gidebilmekte. Bu Avrupa basketbolunun aynı zamanda en acımasız yönü desek abartmış olmayız. Gelgitli oyunlara ve skorlara, derin iniş çıkışlara Avrupa basketbolunda neredeyse hiç tolerans yok.
Peki tüm bunların ardından temsilcimizin reaksiyonu ne oldu?
Son 6 haftada üstüste alınan 5 yenilginin üzerine tabi ki de bu büyük camia koç Jasikevicius a destek açıklamaları yaptı ve çıkan tüm çatlak sesler takımda susturuldu. Özellikle de huzursuz olduğu bilinen takımdan sezon ortasında gönderilerek temsilcimiz hem takıma hem de taraftara önemli bir mesaj vermiş oldu.
Unutmamak gerekir ki, Fenerbahçe Beko sadece basketbolda değil, birçok branşta Avrupa'nın en büyük spor klüplerinden birisi durumunda. Bu takımın yaşadığı ilk kriz değil ve kesinlikle açılabilir bir durum.
Geçtiğimiz sezon ayında muazzam bir mayıs ayı izlediğimizi de düşünecek olursak, temsilcimiz için yükseliş kesinlikle mümkün.
Tıpkı sezonun büyük kısmında olduğu gibi Baldwin - Tarık - Melli ekseninde takım mücadelesine devam ederse temsilcimizin şampiyonluğun en büyük adaylarından olduğunu söyleyebiliriz. Henüz Avrupa şampiyonası nda bol kupalı bir sezonun sinyallerini veren Türk basketbolu, umarız ki Fenerbahçe Beko için bir "back to back" sezonu olur ve bol şampiyonlu bir Avrupa serüveni izlemiş oluruz.
Yorumlar (0)
Fikrini Paylaşmak İster Misin?
Yorum yapmak ve diğer spor severlerle tartışmaya katılmak için hemen giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!