- A Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası eleme grubunda Gürcistan, İspanya ve Bulgaristan ile eşleşti ve başarılı bir performans sergiledi.
- Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetimindeki milliler, grup maçları sonunda 13 puan toplayarak ikinci sırayı garantiledi ve play-off'lara yükselme hakkı kazandı.
- Play-off yarı finalinde Romanya'yı Ferdi Kadıoğlu'nun golüyle 1-0 mağlup eden Ay Yıldızlılar, Dünya Kupası'na katılma yolunda son engeli aşmak için Kosova ile finalde karşılaşacak.
Takvimler 2002’yi gösterirken ‘Güneş’li bir yaz gününde, Uzak Doğu’nun sıcak ikliminde bir destan yazılmıştı. Sokaklara sığmayan o coşku, okullarından kaçıp bir köşede heyecana ortak olan çocukların dillerindeki o marşlar, dün gibi hafızalarımızdaydı.
2026 Dünya Kupası Elemeleri: Hasret Bitiyor mu?
Ancak o unutulmaz günden bu yana, tam 24 yıl geçmişti. Bir nesil, ay yıldızlı formanın Dünya Kupası arenasında terlediğini göremeden büyümüştü. Hasret artık kelimelerle anlatılmaz bir noktaya gelmişti. Lakin EURO 2024’te Türk halkına çeyrek final heyecanı yaşatan, Uluslar Ligi’nde şanlı bayrağımızı en iyilerin arasında taşıyan Vincenzo Montella ve öğrencileri, bu hasrete son vermeye kararlıydı. İşte bu duygularla çıktı A Milli Takım, Dünya Kupası eleme yolculuğuna. Milli takımımızın kadro derinliği ve teknik ekibin taktik analizleri, bu zorlu elemeler öncesinde umut vadediyordu.

Grup Aşaması Başlangıcı: Gürcistan Deplasmanında Fırtına Gibi Esen Milliler
E Grubu’nda İspanya, Gürcistan ve Bulgaristan’la eşleşen ay yıldızlıların hikayesi, Tiflis’te başladı. Gürcistan karşısına büyük bir motivasyonla çıkan Bizim Çocuklar, adeta fırtına gibi giriş yaptıkları maçta golü atmak için yalnızca 3 dakika bekleyebildi. Mert Müldür’ün nefis kafa vuruşuyla öne geçen ay yıldızlıların bununla yetinmeye hiç niyeti yoktu. Kvaratskhelia ve arkadaşlarına adeta top göstermeyen A Milli Takım, ilk yarının son bölümünde Kerem Aktürkoğlu ile farkı ikiye çıkardı. İkinci yarıya da aynı hevesle çıkan millilerde Kerem bir kez daha sihrini yaptı ve 52’de tabelayı 3-0’a getirdi. Kalan bölümde Barış Alper’in kırmızı kartı ve yenen iki gol moralleri biraz bozsa da ay yıldızlı ekibimiz, zorlu geçmesi beklenen deplasmandan kritik bir üç puanla dönmenin mutluluğunu yaşadı. Bu deplasman galibiyeti, elemelerdeki puan durumu için büyük önem taşıyordu.
İspanya Karşısında Ağır Mağlubiyet ve Umutsuzluk Rüzgarları
İkinci maçta konuk, grubun favorisi İspanya’ydı. Daha önce dünya devlerini dize getirdiği Konya’da bu kez Boğalar’ı avlamak isteyen Vincenzo Montella’nın öğrencileri, kalesinde gördüğü erken golün şokuyla oyundan düştü ve güçlü rakibine ardı ardına pozisyonlar verdi. Zaman zaman rakip kalede etkili olmaya çalışsa da Unai Simon’u geçemeyen ay yıldızlılar, her iki yarıda yediği üçer golle sahadan 6-0 mağlup ayrıldı. Mikel Merino karşılaşmada hat-trick yaparken bu sonuç, tüm ülkede büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Maç sonucu, milli takımın eleme grubundaki en ağır yenilgisi olarak kayıtlara geçti.

Bulgaristan Karşısında Tarihi Geri Dönüş: Sofya'da Gol Yağmuru
İspanya karşısında alınan farklı mağlubiyetin yankıları bir sonraki milli araya kadar devam ederken ekim ayında ay yıldızlı ekibimizi iki kritik maç bekliyordu. İlk olarak Sofya’da Bulgaristan’a konuk olan A Milli Takım, umutsuzluğa kapılmak için çok erken olduğu gerçeğini 80 milyona aşılamanın inancıyla sahaya çıktı. Nitekim Arda Güler’in 11. dakikadaki golü bunu destekler nitelikteydi. Ancak bu golün santrasından hemen sonra Kirilov’la cevap veren Bulgaristan, pek de kolay teslim olmayacak gibiydi. İlk yarı 1-1’lik eşitlikle tamamlanırken herkes, ikinci yarıda esecek ay yıldızlı fırtınadan habersizdi. İkinci 45 dakikada adeta bulut olup Sofya semalarına çöken Bizim Çocuklar, gol olup yağmaya başladı. 49’dan itibaren her iki dakikada bir fileleri sarsan A Milli Takım, Bulgar futbolcuların neler olup bittiğini düşünmesine dahi fırsat vermeden 10 dakikada skoru 4-1’e getirmişti bile. Bu epik sekansta Kenan Yıldız bir ‘Yıldız’ gibi parlarken kalan bölümde Zeki ve İrfan Can da tabelaya isimlerini yazdırınca İspanya’dan yenen 6 gol yerine Bulgaristan’a atılan 6 gol konuşulmaya başlandı. Bu maç özeti, takımın mental gücünü gösteriyordu.

Grup İkinciliği İçin Kritik Viraj: Kocaeli'de Gürcistan'a Karşı Net Galibiyet
Dördüncü maçlar öncesi lider İspanya’nın üç puan gerisinde yer alan Vincenzo Montella’nın ekibi, grup ikinciliği adına kritik öneme sahip karşılaşmada Gürcistan’ı konuk etti. Yeni stadyumunda ilk kez A Milli Takıma ev sahipliği yapan Kocaeli’nin eşsiz atmosferinde Sofya’da bıraktığı yerden devam eden ay yıldızlı ekip, 35 dakikada skoru 3-0’a getirdi. Gollerimiz Kenan Yıldız, Merih Demiral ve Yunus Akgün’den gelirken ilk yarı bu sonuçla tamamlandı. Dünya Kupası hayallerini diri tutabilmek için ikinci yarıda bir mucizeyi gerçekleştirmek zorunda olan Gürcistan’a, bunu düşünmenin dahi anlamsız olacağını hatırlatan isimse yine Merih oldu. Tıpkı ilk yarıda olduğu gibi 52. dakikada yine Hakan Çalhanoğlu’nun kullandığı kornerde en iyi bildiği işi yapan ‘Altın Kafa’, akıllara iki yıl önceki Avusturya maçını getirdi. Kalan bölümde konuk ekibin bulduğu golse tabelayı değiştirmekten başka anlam ifade etmezken A Milliler, Dünya Kupası yolunda dev bir adım atmış oldu. Bu galibiyetle puan cetvelindeki yerimiz sağlamlaştı.

Play-off Garantilendi: Bursa'da Bulgaristan Maçı ve Stratejik Adımlar
A Milli Takımın beşinci maç haftasında konuğu Bulgaristan’dı. Yaklaşık üç yıl sonra yeniden ay yıldızlılara ev sahipliği yapacak Bursa’da heyecan katsayısı giderek artarken bir puan alması halinde grup ikinciliğini, dolayısıyla play-off’u garantileyecek A Milliler’in bir gözü de Tiflis’teydi. Zira Gürcistan’a konuk olacak İspanya’nın olası puan kaybında, Montella’nın ekibi Bulgaristan’ı devirirse son maç adeta bir final niteliğinde oynanacaktı. Bu senaryoda Bizim Çocuklar, Sevilla’da İspanya’yı da mağlup ettiği takdirde doğrudan Dünya Kupası bileti kazanacaktı. Ancak aynı saatte başlayan maçta daha ilk yarı bitmeden skoru 3-0’a getiren İspanya fişi erkenden çekmiş ve artık A Milli Takımın tek düşüncesi, kazanarak Bursa seyircisini evlerine mutlu göndermek olmuştu. Nitekim 2-0’lık galibiyetle bu hedefe ulaşılmış, ay yıldızlı ekibimiz son maçlar öncesi play-off’u garantilemişti. Bu stratejik galibiyet, play-off mücadelesi için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.
İspanya Deplasmanında Prestij Mücadelesi ve Grubun Sonu
Gruptaki son maçta rakip, lider İspanya’ydı. Sevilla’daki karşılaşma öncesi çıktığı 5 maçta da gol yemeyen Matadorlar karşısında puan farkı 3 olsa da Millilerimize galibiyet yetmeyecekti çünkü 14 gollük bir averaj farkı bulunuyordu. Bu nedenle prestij maçına çıkan Vincenzo Montella’nın ekibi, bir yandan da rakibine karşı evinde aldığı farklı mağlubiyeti unutturmak istiyordu. Ancak maçın henüz başında yenen gol, ‘acaba mı’ sorularını akıllara getirse de ilk yarının son anlarında Deniz Gül sahneye çıktı ve İspanya’ya karşı eleme grubundaki 6 maçta fileleri sarsan ilk isim oldu. Altay Bayındır’ın müthiş kurtarışlarla takımımızı oyunda tuttuğu maçta Salih Özcan’ın nefis golüyle karşı öne geçmeyi de başaran ay yıldızlı ekip, Oyarzabal’ı durduramayınca sahadan beraberlikle ayrıldı. Ancak güçlü rakibine karşı sergilediği müthiş performansla takdir toplayan A Milli Takım, grubunu 6 maçta topladığı 13 puanla ikinci sırada tamamladı. Grup aşaması bu sonuçla sona erdi ve play-off fikstürü beklenmeye başlandı.
2026 Dünya Kupası Play-Off Kura Çekimi ve Yarı Final Heyecanı
20 Kasım’da yapılan kura çekiminde Dünya Kupası Avrupa Elemeleri Play-Off yarı finalinde Romanya’yla eşleşen A Milli Takım, evinde oynayacağı bu maçı kazandığı takdirde Slovakya – Kosova eşleşmesinin galibiyle 24 yıllık hasrete son vermek için finalde karşılaşacaktı. Milli takım performansı ve oyuncuların form durumu, bu kritik aşamada belirleyici olacaktı. Ve o büyük gün geldi, çattı!
Romanya Engeli Aşıldı: Dolmabahçe'de Final Yolu Açıldı
26 Ekim 1923’te, yani Cumhuriyetin ilanından üç gün önce tarihindeki ilk rakibi olan Romanya’yla 27. randevusuna çıkmaya hazırlanan ay yıldızlı ekibimiz, Dolmabahçe’de telafisi olmayan bir sınav verecekti. Kazananın Dünya Kupası hayaline bir adım daha yaklaşacağı maça oldukça istekli başlayan Vincenzo Montella’nın öğrencileri, oyunun hakimiyetini tamamen eline alsa da yarınlar yokmuşçasına kapanan Romanya savunmasını aşmakta bir hayli zorlandı. Zaman zaman hızlı ataklarla etkili olmaya çalışan konuk ekibin de dengeyi bozamadığı ilk yarı, golsüz eşitlikle tamamlandı. İkinci yarıda ise usta ayaklarımızın bir diyeceği vardı!
Dakikalar 53’ü gösterirken parlayan yıldızımız, ‘elmas çocuğumuz’ Arda Güler’in şiirlere konu olabilecek pasında kalabalığın arasından bir ışık hüzmesi gibi beliren Ferdi Kadıoğlu, milyonların gönlüne su serpen o golü kaydetti ve kalan bölüm, skora hiçbir etkisi olmayan dakikalara dönüşünce finale yürüyen taraf, ay yıldızlı ekibimiz oldu. Bu tarihi randevu, milli takımımızın Dünya Kupası eleme grubundaki en önemli anlarından biriydi.
Büyük Final: Kosova Rakibi ve 24 Yıllık Hasretin Sonu
Romanya engelini tek golle aşarak Dünya Kupası hayallerine bir adım daha yaklaşan A Milli Takımımızın finaldeki rakibi, Slovakya’yı deplasmanda 4-3 mağlup eden Kosova oldu. Kanada’nın rüzgarı, Meksika’nın güneşi, Amerika’nın ışıkları şimdi sadece 90 dakika uzağımızda… 24 yıllık hasretin bitmesine, kıtaların ardında yeni bir destanın başlamasına yalnızca bir adım kaldı! Priştine’de çalacak son düdüğün ardından milyonları sokağa dökecek o cümle ise şimdiden kulaklarımızda yankılanmaya başladı bile: “A MİLLİ TAKIM, DÜNYA KUPASI’NDA!” Haydi Bizim Çocuklar, yolun sonu zafer olsun! Bu büyük final, Türk futbol tarihine yeni bir sayfa açmak için bir fırsat sunuyor.
Ligova Pro Analiz: Montella Döneminde Yükselen Milli Takım Ruhu ve Taktiksel Esneklik
Vincenzo Montella’nın A Milli Takım’ın başına geçmesiyle birlikte, sahada gözle görülür bir değişim yaşandı. Özellikle EURO 2024 eleme grubundaki başarılı performansın ardından, 2026 Dünya Kupası eleme yolculuğu, milli takımımızın potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. İspanya karşısındaki ağır mağlubiyete rağmen, takımın Bulgaristan ve Gürcistan maçlarındaki karakterli geri dönüşleri ve farklı galibiyetleri, mental dayanıklılığının altını çizdi. Özellikle Arda Güler, Kenan Yıldız ve Ferdi Kadıoğlu gibi genç yeteneklerin sahne alması, geleceğe dair umutları artırdı. Montella’nın kadro tercihleri ve maç içindeki taktiksel esnekliği, takımın farklı rakiplere karşı adapte olabilme yeteneğini geliştirdi. Play-off yarı finalinde Romanya karşısında alınan zorlu galibiyet, milli takımın uluslararası tecrübesini ve kritik anlarda sonuca gitme becerisini gösterdi. Şimdi önlerinde 24 yıllık Dünya Kupası hasretini dindirecek tek bir maç var. Kosova karşısında sergilenecek disiplinli ve motive bir futbol, Türkiye'yi Amerika kıtasındaki büyük organizasyona taşıyabilir. Bu süreç, sadece sportif bir başarı değil, aynı zamanda ülke futbolunun genel gelişimine de önemli bir ivme kazandıracaktır. Milli takımın bu yolda sergilediği birliktelik ve taraftar desteği, onları zafere taşıyacak en önemli unsurlardan biri olacaktır.
Yorumlar (0)
Fikrini Paylaşmak İster Misin?
Yorum yapmak ve diğer spor severlerle tartışmaya katılmak için hemen giriş yapın.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!